29 Nisan 2012 Pazar

Tuzlusu Delisi

Başarılı adamlarla ve mutlu kadınlarla konuşmaktan hiç haz etmezdi...

Kaldırımlarda keyfini kaçırmak için yapılmışlardı sanki. Taş parçacıkları gökyüzünden yağsaydı ya lapa lapa!

Geçen gün bindiği dolmuşta rastladığı neşeli insanlar nasıl da canını sıkmıştı.

İçine kapanmıştı iyice. Ağzını kilit açmıyordu. Derdinden içip içip sızanlar gibi derdinden susup susup kaçıyordu herkeslerden. Sevmiyordu türdeşlerini.

Hayal kuruyordu hep.

"Okyanusda yaşıyorum 
 Deniz dağının eteklerinde evim
 Yosun dediğim yapışkan yeşilliklerden biraz uzak
 Issızlıkta evim
 Neyse ki balıklar konuşmuyor benimle
 Suların altı en temiz, en huzurlu memleket
 Kızgınlıklarımı akıntıya veriyorum
 Sorgusuz sualsiz alıp götürüyor ötelere
 Öyle sakin
 Öyle hesapsız ki komşularım
 Hep burada kalmak istiyorum
 Okyanusda yaşıyorum"

Tahammül etmek istemiyordu artık kalabalığa. Hayaline gitmeliydi...

Nefretlerini akıntılara verebilirdi hem.

Tuzlusu şehrine gitmeliydi.